14 Tem 2016

Datça- Palamutbuku Notlarım

40GRAM - DATÇA

Birkaç hafta önceki Datça tatilimden aklımda kalanları sizlerle paylaşmak istiyorum. İstanbul'dan yola çıktıktan 7 saat sonra Datça Palamutbükü'ne varmak biraz yorucu olsa da yol boyunca gördüğünüz manzara gittiğiniz yola değiyor. Muhteşem koylar, buz gibi deniz keyfinize keyif katmaya yetiyor. 

Sezonun tam anlamıyla açılmamış olduğundan her yer biraz fazla tenha ancak kalabalığı çok sevmediğim için bu durum bana ekstra keyif veren bir ayrıntı. Datça'daki muhteşem doğanın yanında beni biraz hayal kırıklığına uğratan nokta, yemek çeşitliliğinin ve restoranların biraz eksik olması. Neredeyse her restoranda aynı mezeler ve balıklar var. 

Bu mevsimde Datça'ya giderseniz bol bol kabak çiçeği dolması yemenizi tavsiye ederim. Palamutbükü'nde tanıştığımız Türkan teyze, restoranının mutfağını bize açıp bizim için kabak çiçeği dolması pişirdi. Muhteşem bir kahvaltı sofrası hazırlayıp, bizimle masaya oturup keyifli bir kahvaltı etmemizi de sağladı. 
40GRAM - DATÇA

Akşamüzeri günbatımını fotoğraflamak için çıktığımız bir tepede bir beyefendiyle karşılaştık. İlk başta bize pek yanaşmak istemese de sonunda Ahmet Boz abimize biz yanaşıp biraz sohbet ettik. Aslında bir çok kişinin bildiği fakat dillendiremediği konuları dile getirdi. Ahmet Bey'in hikayesi de çok ilginç. Yirmi yılı aşkın süre Milliyet gazetesinde çalışıp 2011 yılında emekli olmuş. Emekliliği beklediği süreçte de hep keçi yetiştiriciliği yapmayı hayal etmiş. Sonunda günümüzde bir çok insanın hayali olan sakin hayatı elde etmiş. Fakat bugüne gelebilmek için de büyük mücadeleler vermiş. Milliyet'te çalışmaya başlamadan önce çeşitli işler deneyip bazen insanların kibirine bazen bürokrasiye takılmış. Daha sonra mücadele etmekten yılıp maaşlı bir işe girmeye karar verip Milliyet gazetesinde işe başlamış.
40GRAM - PALAMUTBUKU

Keçilerini dağa salıp motoruyla dağın öbür yanına geçerek, keçilerini orada bekliyor. Keçilerini nasıl kaybetmediğini sorduğumuzda 'Onlar motorumun sesini bile duyduklarında yanıma gelirler' cevabını alıyoruz. Aslında bir çok insanın birbirine olduğundan daha bağlılar sahiplerine. 

Yetiştirdiği keçilerin sütleri ile yoğurt, sütlaç, peynir, tereyağı yaptığından bahsediyor Ahmet Bey. Aklımıza gelen bir diğer soru ise eşini bu hayata nasıl ikna ettiği oldu. Cevap biraz komik:) 'Benimle gelmeyen bir kadının bana bağlılığını sorgularım' diyor. Bence eşi de Ahmet Bey için büyük bir özveride bulunup onunla Datça'ya gelmiş. Günümüzde bu tarz bağlılıkları görmek biraz zor olsa da onlar keyifle hayatlarını devam ettirmekteler. 

Muhteşem denizi, mis gibi kokusuyla gittiğiniz yola değer bir yer Datça.
40GRAM - DATÇA

Aslında ilk gittiğimde Arsuz'daki yazlığımıza çok benzeyen bir ortamla karşılaştığımı düşündüm. Zaman geçirdikçe farkettim ki, denizi de kendisi de eşsiz bir yer Datça, mutlaka gitmenizi tavsiye ederim.



Sonraki Kayıt Önceki Kayıt

    PAYLAŞIN..

2 yorum:

  1. Merhabalar,
    Yazınızı keyifle okudum. Bizde bir kaç yıldır Datça' da geçiriyoruz tatilimizi. Genel de pek kalabalık değil. Bu yönü ile bana huzur veriyor. Hala gitmemiş olanlara da şiddetle tavsiye ediyorum. Sevgiler İzmir' den :)

    YanıtlayınSil
  2. ahmet bey sitenizin görünüşüne bayıldım yazılarınız ve tarifleriniz tamda yerini bulmuş haberiniz olsun ılgıyle ızlıyorum sizi. sevgiler.

    YanıtlayınSil