25 Nis 2013

İstanbul Simidi



Her  insan  için  farklı  bir  hikayesi  vardır İstanbul  simidinin.  Aslında  her gün  yeni  hikayeler  oluşur  simitle ilgili. Hikayeler bazen akılda  kalır , bazen simit  bitene  kadar devam eder sadece.  Kimi  vapura  koşarken  mis  gibi  kokusuna  koşar  , kimi  sabah  kahvaltısını yapmak için alır  ,  kimi  uzun zaman sonra  İstanbul'a  gelmiştir  ve  vapurda  bir simit çay  keyfi yapıyım der  ya da   oburluğundan  alır ,  bazen de   aksam  5  tanesi 1 TL  diye ekmek  yerine  alır .  Bazıları  hayatındaki   ilk simidiyle  tanışır . Günün  her saatinde  oluşan  bu simit  hikayelerinden  biri de bana ait.


İstanbul'a  her  gittiğimde  vapura  binmeden  önce  alınan simit  sanki  bir  gelenekmişçesine yıllarca  devam  etti . Küçük yaşlarda  İstanbul  simidinin  tadına  alışınca  insan  o  tadı  asla unutmaz  ve  her  simitte  o  tadı  arar  ve  bulamaz . Bende  küçük  yaşlarda  alıştığım  bu tadı asla unutmadım  ve  İstanbul  dışında  da  bu tadı  hiçbir  zaman  bulamadım. Gittiğim  bir çok yerde  görüntüsüne  aldanıp  aldığım  simitler  her  defasında  beni  hayal  kırıklığına  uğrattı , simitler  ya  bayattı , ya  susamları  çok  fazla  kavrulmuştu , yada  pekmezi  çok  fazla  gelmiş ve simit  kavrulmuştu. İnsanın  damağı  gerçek  tadı  almışsa  sanırım  o  tat  olmadan  ya da o tadı bulamadan   asla  tatmin  olamıyor.


Simit  en  çok  krem  peynire  ve  çaya  yakışır  derler  ve  herkeste  bunu  böyle  yer . Bütün simitçilerde  krem  peynir bulunur ,  vapurlarda  da  çay . Çok  çok  uzun  zaman  önce  aslında simidin  vazgeçilmez  dostlarının  sadece  çay  ve  krem  peynir  olmadığını  teyzem  sayesinde öğrendim . Çay  vazgeçilmez  olsa  da , krem  peynirin  , sütlü  yumuşak  çikolata  gibi  çok büyük  bir  rakibi   vardı.  Bir sabah  Kadıköy'deki  Beşiktaş  iskelesinden  vapura  binmek üzereyken  teyzem  elinde  simitlerle  geldi  . Vapura  bindik , koltuğumuza  oturduk  simitler dağıtıldı  ve  ben  tam  da  simidimi ısıracağım anda  teyzem  cebinden  bir  avuç  paketli  , sütlü çikolata  çıkarttı  ve  tabi  ki  şok  oldum , simitler  sıcacıktı  ve  çikolatayı  simidin  içine yerleştirip   15-20  saniye  bekledikten  sonra  yumuşayan  çikolatayla  simidi ısırdığımda  tuzlu ve  tatlı  iki  ayrı  tadın  bir  araya  gelmesiyle  oluşan  o  mükemmel  lezzet  damağımla  buluştu.  Tuzlu  ve  tatlıyı  birleştirmek  çok  riskli  olsa  da  bence  sonuç  mükemmeldi . Basit malzemelerle  oluşan  inanılmaz  bir  tutku .

Bu  gün  yemek  tarifleri  yazıp  sizlerle  paylaşmamı   yeni  tatları  korkusuzca  deneyebilmemi  sağlayan  unsurlardan   biri de   bu  sanırım . Her  tarifin  bir hikayesi  vardır  ve  bu  hikayeyi  okuyucusuna  geçirebilmeyi  her  yazar  ister.  Aslında  en  büyük  hikayeler  insanın  en  basit  anlarında  oluşabilmekte.  Her  gün  on  binlerce  simit satılıyor  ve her simidin bir hikayesi  var bence. Simidi  nerede ve kiminle  yediğiniz  çok  önemli .

Ben  yıllardır  büyük  keyifle  yediğim  bu  simidi  kendi  yorumumla  sizlerle  paylaşmak  istedim. Simide  bir  miktar  süt  ekledim.  Süt  simidi  pamuk  gibi  yaptı . Çok  fazla  kavrulmuş susam bence  lezzeti  kaybettiriyor , simidin  içinde  kullanılan  az  sayıda  malzeme  çok  kaliteli olmazsa  insanın  midesini  rahatsız  edebiliyor ,  bende  bu  unsurları  göz  önünde  bulundurarak  dışı  gevrek  içi pamuk  gibi  bir  simit  yaptım.

Bu  arada  unutmayın  İstanbul  simidi  gevrektir.

İSTANBUL  SİMİDİ  TARİFİ


8 adet simit için 


Malzemeler :
  • 500 gram un
  • 1,5 çay kaşığı kuru maya
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 200 ml ılık su (1 su bardağı)
  • 100 ml ılık süt (1/2 su bardağı)
  • 1/3 bardak üzüm pekmezi
  • 1/4 bardak su
  • 1/2 çorba kaşığı un
  • bolca kavrulmamış susam (200 gram yetmez ise ekleyebilirsiniz)


Yapılışı :
  1. Sütü hafifçe ısıtıyoruz.
  2. Süt , su ve mayayı küçük bir kaba koyup karıştırıyoruz ve 15 dakika bekletiyoruz.
  3. Unumuzu tezgaha koyup ortasında bir çukur açıp önce tuzumuzu serpiyoruz , daha sonra  içine süt , su ve maya karışımımızı ekleyip yavaş yavaş sıvı karışımı dışarı taşırmadan karıştırıyoruz.(mutfak robotunda da yoğurabilirsiniz)
  4. Sıvı karışım kaybolunca yoğurmaya başlıyoruz. Yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz. 
  5. Yoğurma işlemi bittikten sonra hamurumuzu 45 dakika üzerinde nemli bir bezle dinlendirmeye bırakıyoruz.
  6. Fırınımızı 175 derecede çalıştırıyoruz.
  7. Hamurumuzu 50 gramlık bezelere bölüyoruz. Her bir bezeyi 40 santim uzunluğunda rulolar haline getiriyoruz.
  8. İki ruloyu birleştirip spiral şekline getirip uçlarını birleştiriyoruz.
  9. Pekmez , su ve 1/2 kaşık unumuzu güzelce karıştırıp simitleri önce bu karışıma sonra susama bulayıp tepsimize diziyoruz. (NOT: pekmezli karışımın güzelce süzülmesi çok önemli çünkü fazla pekmez simidin karamelleşmesine sebep olmakta ve simidin hem rengi hemde tadı bozulmakta)
  10. Fırında yarım saat pişirdikten sonra sıcak sıcak servis ediyoruz.



Sonraki Kayıt Önceki Kayıt

    PAYLAŞIN..

1 yorum:
Join the discussionİstanbul Simidi

  1. Ellerinize sağlık. Gevrek nefis görünüyor. Ben bir İzmir' li olarak hep gevrek diyorummmm....Bloğunuzu takipteyim bana da beklerim. Sevgilerimle,

    YanıtlayınSil